Özgür ASLAN Röportaj

Özgür ASLAN – Customer Network Support Engineer at Ericsson

OZGUR ASLAN

Linkedin

G:  Endüstri 4.0 tam olarak nedir? Firmanız Endüstri 4.0’ı nasıl tanımlıyor?

Ö.A.:   Endüstri 4.0 ilk olarak 2011 yılında Almanya da gündeme getirilmiş bir üretim fikirleri bütünüdür. Dönemine göre buharın makinelerde kullanılması, Ford’un üretim bandı kullanması, programlanabilir digital ve mekanik sistemlerin ardından, şimdiki üretim iyileştirme fikrinin öne çıkan ismi ise Endüstri 4.0 olmuştur. Bu fikrin ana odağı özellikle üretim ve üretimi destekleyen diğer iş kollarında internetin daha etkili kullanılmasıdır. Bu amaçla geliştirilmiş çok fazla yöntem ve fikir olmakla beraber, gün geçtikçe endüstri 4.0 ismi unutulmaya başlanmış, hangisinin diğerinden daha önemli olduğu kesin olarak söylenemeyen Big Data, IoT, Art-Efficient Intelligence gibi alt başlıklar, kendi isimleri ile daha çok öne çıkmaya başlamıştır. Bir Telekomunikasyon firması olarak bizim için Endüstri 4.0 ise özellikle 4.5 ve 5G olmak üzere, tüm mevcut ya da  planlanan internet altyapılarının daha etkili kullanılması demektir.

G: Endüstri 4.0 kavramı yerine kullanılan farklı kavramlardan haberdar mısınız?

Ö.A.: Digital sanayi, Karanlık fabrikalar dönemi, Akıllı üretim, IoT gibi farklı isimler de bugün Endüstri 4.0 yerine kullanılıyor.

G:   Nesnelerin interneti (IOT) kavramını kısaca nasıl tanımlıyorsunuz?

Ö.A.: Internet bugün insanların haberleşmesi için kullanıldığı gibi, nesnelerin birbirleri ile haberleşmesi için de kullanılıyor. İnternet kullanım yüzdelerinde, cihazların birbirleri ile haberleşmek için kullandıkları internetin, insanların haberleşmesi için kullanılan internetin önüne geçtiği an, artık internet IoT (nesnelerin interneti) olacaktır.

G: Makineler Arası İletişim (Machine to Machine, M2M) teknolojisi ile Nesnelerin İnterneti aynı şeyler mi? Değilse, aralarında ne gibi farklar vardır?

Ö.A. : Aslında M2M teknolojileri , IoT nin oluşması için bir temel niteliği taşısa da, günümüzde hala birbiri ile karıştırılan 2 farklı kavramdır IoT ve M2M. Tam olarak Endüstri 4.0, Endüstri 3.0 için ne ise, IoT de M2M için odur. M2M de iki cihaz birbiri ile internet ya da SMS üzerinden basit bir haberleşme gerçekleştirir ve çok kısıtlı bir etki-tepki mekanizması mevcuttur. IoT ise M2M teknolojisine göre çok daha karmaşık bir yapıyı ifade eder. Ben IoT için MWM terimini kullanıyorum (Machine in a Worl of Machines). IoT de birden fazla noktadan alınan sensör verileri, bu verilerin iletim biçimi açısından çeşitliliği (Bulut teknolojiler, NB IoT v.b.) , işleniş biçimi, veri depolanması, arayüzler v.b. pek çok açıdan değerlendirilir. Dolayısı ile çok daha büyük ve karmaşık bir yapıdan söz ediyoruz.

G: IoT teknolojisi en fazla hangi sektörde kullanılabilir? Sizce en fazla hangi alanlarda kişilere daha fazla yarar sağlayabilir?

Ö.A.: IoT teknolojisi Üretim, Sağlık, Ulaşım sektörleri başta olmak üzere pek çok sektörde etkili şekilde kullanılabilir. Görünen o ki akıllı şehirler de şu anda diğerlerinden daha hızlı ilerleme kaydetme potansiyeline sahip. Ancak hangi sektörde en fazla kullanılabilir sorusunun yanıtını bulabilmek için öncelikle “fazla” kelimesinin anlamını bilmeliyiz. Sensör sayısı olarak mı, etki alanı olarak mı, veri işleme boyutları olarak mı daha fazla ? Bununla birlikte en ufak bir fikrin nelere gebe olabileceğini bugünden kestirebilmek çok kolay değil. Bir fikir ile askeri alanda IoT nin tüm sektörlerden daha “fazla” kullanılmayacağını kestiremeyiz …

G: Türkiye Endüstri 4.0 ve IOT dönüşümünün şu anda neresinde? Sanayimiz bu dönüşüm için hazır mı?

Ö.A.: Maalesef ülkemizde Endüstri devriminin tüm aşamalarında olduğu gibi, Endüstri 4.0 için de çok geride kalıyoruz. Elbette ki büyük firmalar, dünyadaki tüm yenilikleri takip ediyor ve gelişmeleri mümkün olduğunda hızlı uyguluyor. Ancak IoT ve Endüstri 4.0 sadece bir firmanın uygulama olarak alabileceği bir yapı değildir. Bulut sistemlerinin kullanımının yaygınlaşması gerekli, sensörlerin yerli ve çok çeşitli olarak üretilebilmesi gerekli… Açıkçası interneti sosyal medyanın ötesinde kullanmayan ve kullanamayan bir toplum, endüstri 4.0 ı tam manası ile yakaladığında muhtemelen endüstri 7.0 lar konuşuluyor olur. Şu anda dahi dünya yapay zekayı tartışmakla meşgul.

 

G: Günümüzde kullanılan Nesnelerin interneti teknolojilerinden; işletmenizde kullandığınız veya en çok etkilendiğiniz teknoloji  hangisidir?

Ö.A.: Şu anda işletmemiz akıllı şehircilik alanında çok fazla proje geliştirmekte ve bu alandaki pek çok ihaleye de teklif verme çalışmalarımız tüm hızı ile sürüyor. Ancak bana kalırsa en çok kullandığımız IoT teknolojisi sanırım Volvo ile birlikte geliştirdiğimiz araç oto-kontrol teknolojileridir. Elbette GSM altyapısında kullandığımız basit sensör ve değerlendirme sistemlerini saymazsak.

G: İnsansız bir endüstriye doğru mu yol alıyoruz? Sizce Endüstri 4.0 ile birlikte istihdam sorunu yaşanacak mı?

Ö.A. : İlk endüstri devriminde atların yerini otomobiller ve trenler almıştı, sonraki endüstri devrimi ile arabayı üreten kişilerin pek çoğunun yerine üretim bantları geldi. Ardından komutları makinelerin anlamaya başladığında, yeniden programlanabilir makineler ile artık insanlar konuşabilir oldu, dolayısı ile aracı insanların sayısı azaldı. Bu gidişata bakılınca makineler birbiri ile konuşmaya başladığında artık insanlara da gerek kalmayacak ve insansız endüstri istihdam sorunu doğuracak deniliyor. Ancak ben bunun çok da doğru olmadığını düşünüyorum. Bence Endüstri 4.0 ve sonrası, yalnızca gerçek beyinlerin kendilerine yeni sahalar bulabileceği bir doğal seleksiyon dönemi olacak, değişime ayak uyduramayanlar ise farklı alanlara kayacaktır. Ancak tam manası ile istihdam sorunu olmasını kısa vadede beklemiyorum.

 

G: Batılı ülkelerde endüstri 4.0 ve nesnelerin interneti ile yapılan teknolojik gelişimler ile işgücüne olan ihtiyacın ve bu bağlamda Doğu’daki ucuz işgücüne olan kaynak bağımlılığının azaltılması planlanıyor. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir? (Bu konuda örnek verebileceğiniz bir işletme bulunuyor mu?)

Ö.A.: Bir süre için IoT sensörlerinin üretilmesi ve montajı için müthiş bir iş gücüne ihtiyaç var. Yani aslında bu devrim işgücüne de ihtiyaç duyuyor. Ancak sonrasında nesnelerin interneti bir self-kontrol mekanizmasına da gebedir. Örneğin meteorolojinin yorumlanmasına gerek kalmayacak, herkes ve her sistem havanın nasıl olacağını önceden bilecek ve hazırlığını yapacaktır. Akıllı şehircilik sistemleri ile metrolarda olduğu gibi otobüslerde de makinistlere/şoförlere gerek kalmayacak. Yapay zeka ile bir cep telefonunun nasıl daha ucuza üretilebileceği en ince ayrıntısına kadar keşfedilecek, arızalanacak bir telefon önceden tespit edilerek yenisi işçi bulunmayan fabrikadan anında üretilerek kullanıcıya gönderilecek, kimse telefonu tamir ettirme ihtiyacı bile bulmayacak. Samsung bunu yapmaya başladı bile..

G: Günümüz gençlerine IOT ile ilgili kariyer yapmaları için hangi bilim dallarına yönelmelerini, hangi bilişim teknolojilerini öğrenmelerini  önerirsiniz?

Ö.A.: Tek ve net bir yanıt verebilirim : YAZILIM ! Gençlerin IoT ile ilgili bir kariyer yapmalarına gerek yok. İstedikleri herhangi bir alanda kariyer yapabilirler. Ancak teknolojiyi takip etmek ve teknolojiyi kariyer alanlarında bizzat kullanabilmeleri onları her zaman rakiplerinden birkaç adım önde tutar. Özellikle açık kaynak kodlu yazılımlar, makine dilleri, ya da en azından internet dillerini bilmeleri gençlerin yeterli bir kariyere sahip olması için tek ihtiyaçlarıdır belki de…

G: Gelecekte nesnelerin interneti ile oluşacak yeni meslekler hakkında bilginiz mevcut mudur?

Ö.A. : Elbette yeni meslek dalları da oluşacaktır. Ancak asıl değişim mevcut meslek dallarında yaşanacaktır. Hem iş alanları hem de iş yapış şekilleri değişecektir. Örneğin zaten var olan avukatlık mesleği, yapay zeka ürünlerinin suçlarını incelemek için kod analiz etmeye başlayacaktır…

G: Nesnelerin interneti teknolojisi üreten firmaların gelecekteki yerini nasıl görüyosunuz ve bu firmalara önerileriniz nelerdir?

Ö.A. : IoT alanında çalışma yapan firmaların işinin çok zor olduğunu düşünüyorum. Günümüzde çok küçük firmalar, parlak fikirler ile dünya devlerini kolaylıkla geride bırakabilmektedir. Bu alanda hayatta kalabilmek için daima hızlı değişebilen (turuncu) firmalar olarak kalınması gerekmektedir.

G: Türkiye’de Nesnelerin interneti teknolojileri üzerine çalışan firmalara önerileriniz nelerdir?

Ö.A.: Türk firmalarının artık kafalarını kumdan çıkarma zamanı geldi ve geçiyor. Türkiyenin en büyük 500 şirketinin yalnızca 12 si yüksek teknoloji ürünler üretiyor. Halbuki en büyük firmaların teknoloji üreten firmalar olması gerekliydi. IoT için de Türk firmalarının artık küçük küçük sensörler taktıkları eski teknoloji (örneğin beyaz eşya) ürünlerin reklamlarını yapmaya çalışmayı bırakıp, gerçek manada ar-ge yatırımları ile gerçekten ileri ve yaratıcı teknoloji ürünlerini üretmeye başlaması gerekli.

G: Endüstri 4.0 ı ülkemizde en iyi kullanan firma olarak hangilerini görüyorsunuz?

Ö.A.: Ülkemizde bu alanda ve sensörler özelinde KOÇ gurubunun beyaz eşya firmaları çalışmalar yapıyor. Ama Endüstri 4.0 yalnızca verinin elde edilmesinden (sensörlerden) ibaret değil. Verinin taşınması, işlenmesi v.b. altyapılar da bu dönüşümün önemli parçaları ve bunları da eklediğimiz zaman Turkcell, Vodafone, Bulutistan gibi altyapı çözümleri sağlayan firmaların çalışmaları önemlidir. Elbette yeterli değil..

G: Birçok firmanın ERP sistemi bulunmaktadır ve bu ERP sistemleri ile IOT arasında nasıl bağ kurabiliriz? ( IOT kullanımın ERP’nin hangi fonksiyonlarında (lojistik, üretim, IK vs.) daha etkili olacağını düşünüyorsunuz? Neden?)

Ö.A.: ERP sistemleri yalnızca bilginin tutulması ve oradan alınarak yorumlanması ile ilgili değildir. Bilginin elde edilmesi, taşınması, kaynakların planlanarak sonuca mümkün olan en kısa yoldan ulaşılması ile ilgilidir. Bu bağlamda IoT ve sensörleri aracılığı ile elde edilen veri, kaynak planlanmasını çok daha hızlı hale getirecektir. Örneğin bir üründe yaşanan sorun, birinin arızayı görmesi beklenmeden, o ürünün bizzat kendisi tarafından internet üzerinden ERP yazılımlarına ulaştırılacak, gerekirse güncelleme anında gönderilecek, ya da yerine yeni bir ürün oluşturularak doğrudan ürünün yerine gönderilecektir ve bu arada hiç insan gücüne gerek dahi kalmayacaktır. Ürünün nasıl ulaştırılacağı başka bir IoT sensörü aracılığı ile en kısa yollar seçilerek yapılacak ve en hızlı hizmet sağlanacak, bunun için de görüldüğü üzere birden fazla sensör kullanılacak, birden fazla veri analiz edilecektir.

G: Alman Sanayiciler Başkanı bir açıklamasında Endüstri 4.0 ile ileride bir arabanın markasının ne olduğunun önemi kalmayacak, sahip olduğu internet teknolojisi önemli olacak diyor. Markaları nasıl bir süreç bekliyor?

Ö.A.: IoT sistemleri fikri ilk ortaya atıldığında nasıl işletileceği ile ilgili soru işaretleri vardı. Herkes kendi başına hareket ediyor, firmalar fikirlerini bağımsız olarak üreterek bir şekilde IoT yaptığını düşünüyordu. Ancak artık IoT pek çok standardizasyon kuruluşunun kontrolünde geliştiriliyor. Bu bağlamda firmaların IoT yi takip etmeleri, standartları yakalamaları anlamına geliyor yani. Başka bir deyişle herkesin internet bağlantısı birbirinin aynısı olacak. Alman başkanın korkmasına gerek yok. Ancak araba firmalarının, yeni fikirleri bulup çıkartması, en son güncellemeleri takip etmesi gerekli.

G: Küçük ve orta ölçekli işletmeler için Endüstri 4.0’ın avantajları ve zorlukları nelerdir?

Ö.A. : Küçük şirketler yeni dünya düzeninde çok kısa sürede dünya devleri ile aynı lige çıkabiliyor. Bu sebeple Endüstri 4.0 yalnızca bir fırsat olabilir, zor olan ise rekabet etmesi gereken birden fazla alan olmasıdır. Bir ürünü 1876 yılından beri üreten ve dünyada en iyi üretimi yaptığını düşünen bir firma, teknolojinin avantajlarından yararlanamazsa, o en iyi ürünleri, başka bir markaya fason olarak üretmek zorunda kalır. Asıl kazancı ise bilgiyi nasıl kullanacağını bilen firmalar elde eder.

G: Endüstri 4.0 en çok da yaratması muhtemel ekonomik ve sosyal dönüşümler nedeniyle çok tartışılıyor. Nasıl bir dönüşüm olacak bu?

Ö.A.: İnsanlar bu dönüşümle ya işlerini çok daha kolayca halledebilecek, ya da insanların yerine o işi makineler yapacak ve insanlar işsiz kalacak. Her iki durumda da insanların sosyalleşmesi için çok daha fazla vakti olacak..

G: Nesnelerin internetinin, teknolojinin gelişim hızına nasıl bir katkıda bulunacağını düşünüyorsunuz?

Ö.A.: Teknoloji gelişimi zaten eksponansiyeldir. Son 50 yılda üretilen teknoloji, insanlık tarihi boyunca üretilen teknolojiye eşit. Hız açısından bakıldığında IoT yalnızca bu değişimin sürdürülebilir olmasını sağlayabilir.

G: Geleceğin büyük teknolojilerinden biri olarak düşünülen ve araçların sensörler kullanılarak insansız bir şekilde trafikte kullanılmasının, ulaşıma nasıl bir etki yaratacağını düşünüyorsunuz?

Ö.A.: Burada bir kara nokta var. IoT ile mevcut ulaşım teknolojilerinin otomasyonu mu sağlanacak, yoksa tam o sırada ulaşım türleri mi değişecek ? Bugün Hyperloop, Drone Taxi gibi ulaşım yeniliklerinin gelişim hızı, bir bütün olarak IoT nin önüne geçmiş durumda. Yani akıllı araçların ve akıllı yolların gelmesinden çok önce trafik sorunu farklı türlü çözülmüş de olabilir.

G:Nesnelerin internetinin insanların yaptığı birçok işi yapabileceği düşünülüyor. İnsanların günlük işlerinde bu teknolojiden nasıl etkileceğini düşünüyorsunuz?

Ö.A.: Günlük işlerde vakit kazanmakla başlanacaktır elbette…

G: Nesnelerin interneti ile yapılan Akıllı şehir projelerinin insanların ev hayatlarını nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?

Ö.A.: Akıllı şehirlerin geliştirilmesinin 3 büyük etki alanı vardır. Enerji tasarrufu, güvenlik ve ulaşım. Ev hayatında ise bu 3 değişimin kazandırdığı zaman, para ve huzur ortamı hissedilecektir.

G: Nesnelerin birbiri ile haberleşmesi insanların iletişimlerini azaltacaktır. Bu gelişimin insanlar arasındaki iletişime etkisinin ne olacağını düşünüyorsunuz?

Ö.A.: Aslında nesnelerin birbiri ile haberleşmesi insanlara yalnızca vakit kazandıracaktır. İnsanların bunu değerlendirmemelerinin ve bu fazladan zamanı birbirleri ile iletişime harcamamalarının sebebi IoT değildir.

G: Makinelerin haberleşmesi teknolojileri ile daha sağlıklı ve iyi bir geleceğin oluşturulabilmesi için önerileriniz nelerdir?

Ö.A.: Öncelikle bu teknolojinin standartları ve uygulamaları iyi seçilmeli ve denetlenmelidir. İnsanların faydasına olduğu söylenen bir sensör, insanların özel hayatlarını mahvedebilir, kişisel bilgilerini tehdit edebilir, doğru çalışmazsa hayatından edebilir. Bu sebeple IoT de yeni fikirler kadar, fikirlerin doğru seçilmesi ve uygulanması da devletlerin kontrol ve denetiminde olmalıdır.

G: Nesnelerin interneti teknolojisi ile makinelerin birbirleri haberleşmesi için en uygun yöntemin hangisi olduğunu düşünüyorsunuz?

Ö.A.: Mobil sistemler üzerinde Şifreli IPv6

G: Endüstri 4.0 ile yeni 4. sanayi devrimi olduğu iletiliyor. Peki sizde 5. Sanayi devriminde nasıl devrim niteliğinden yenilikler olabilir?

Ö.A.: Eğer her gelişime devrim denilmezse, endüstri 5.0 ya yapay zekanın yeni bir formu (kendisini tasarlayan robotlar gibi), ya da internetin alternatifi ile olacaktır.

G: IoT kullanımında verilerin gizliliği ve güvenliği gibi konular merak uyandırıyor. IoT teknolojisi kişisel bilgilerin gizliliğini ve güvenliğini tehlike altına alıyor mu?

Ö.A.: Hayır, IoT de kullanılmak amacı ile kişisel bilgiler birileri tarafından 3. Şahıslar ile paylaşılmazsa, IoT yalnızca bir sensör-iletim sistemleri bütünüdür ve o sensörün nerede olacağına siz de karar verebilirsiniz. Kişisel verilerin güvenliği bugün ne kadar tehlike altında ise, yarında yalnızca o kadar tehlikede olacaktır.

Bir cevap yazın